|
PATOLOJÝ
1.Taným Patoloji, eski yunanca hastalýk anlamýndaki 'pathos' teriminden türetilmiþtir ve hastalýklarýn bilimsel yöntemlerle incelenmesi anlamýnda kullanýlýr. Daha geniþ anlamýyla patoloji, hastalýklara yol açan nedenleri, bunlarýn doku ve organlarý etkileme biçimlerini, hastalýklý doku ve organlarýn özellikle morfolojik ve mikroskopik özelliklerini(biçimsel, görüntüsel) özelliklerini inceler. Bu anlamda patoloji, týbbýn temelini oluþturur. 2. Hasta ve Yakýnlarýnýn "Patoloji" ile ilgili Sýkça Sorduklarý Sorular a. Teþhis konulan dokunun bana ait olmadýðýný düþünüyorum; getirdiðim örnek baþkasýnýnki ile karýþtýrýlmýþ olabilir mi? Getirdiðiniz örnek, teslim alýndýðý andan itibaren iþaretlenir, numaralanýr ve çoðu laboratuarda etiketlenir. Bu örnekler incelenmeye alýnmadan önce hem teknisyen hem patoloji uzmaný (veya asistaný) tarafýndan birlikte getirildiði kaðýttaki bilgiler eþliðinde deðerlendirilir; getirilen kabýn üstündeki ve gönderme formundaki isimler karþýlaþtýrýlýr. Doku örnekleri özel aletler içinde iþlenirken; üzerinde o dokuya özgü numaralar bulunur. Daha sonra, mikroskobik incelemeler tamamlandýðýnda, rapor aþamasýnda; gönderme kaðýdý, gönderen doktorun düþünceleri, getirilen dokunun dýþ görünümü, mikroskop altýnda izlenen bulgular birlikte deðerlendirilir ve teþhis konulur. Tüm bu aþamalarda, dou karýþmasý, preparat karýþmasý, rapor karýþmasý gibi hatalar için önlemler alýnmaktadýr. Ýyi bir patoloji laboratuarýnda bu tür karýþmalarýn yaklaþýk "onbinde bir" olguda görüldüðü tahmin edilmektedir. Bu karýþmalarýn çoðu hastanýn yaþamýna etki edebilecek sonuçlar doðurmaz. Asýl korkulan "yaþamsal önemdeki" karýþmalar son derece nadir ve -insan iþi olan her konuda olduðu gibi- temelde kaçýnýlmazdýr. Öte yandan, "karýþma korkusu" çok sýktýr ve patolojik inceleme için doku örneði verenlerin "çoðunda" görülür. Özellikle, gönderme sýrasýnda kötü bir hastalýk olasýlýðýnýn fazla olmadýðý durumlarda; patolojik inceleme ile "kanser" tanýsý konduðunda, çoðu hastanýn aklýna ilk gelen þey, dokunun karýþmýþ olabileceðidir. Bu durum, kanser ile karþýlaþanlarýn çoðunun ilk tepkisinin "bu mümkün deðil" biçiminde bir "reddetme" olmasý ile örtüþür. Bu tepki, bir süre sonra geçmektedir. Her þeye raðmen, dokunun karýþmasý olasýlýðýnýn güçlü olduðunu düþünüyorsanýz; yapmanýz gereken, bu konuyu doktorunuz ile konuþmaktýr. O, bu olasýlýðý profesyonel bir gözle deðerlendirecek ve size yardýmcý olacaktýr. Doðrudan patoloji laboratuarý ile veya raporunuzu imzalayan patoloji uzmaný ile temasa geçmeniz ise, rahatlamanýzý saðlamayabilir. b. Patoloðun teþhisinin yanlýþ olduðunu düþünüyorum; ne yapabilirim? Öncelikle, kendinize niçin böyle düþündüðünüzü sorun! Eðer yanýtýnýz; "patoloðun kýlýðý hiç güven uyandýrmýyordu", "verdikleri rapor yazým hatalarý ile dolu, teþhisleri de yanlýþtýr", "1 haftada rapor edilir dediler 12 gün sonra rapor ettiler, belli ki ne olduðunu anlamadýlar" gibi ifadelere yakýnsa, ortada teþhisin yanlýþ olduðu kuþkusunu uyandýracak geçerli bir neden yok demektir. Sizi muayene eden ve patolojik incelemeye gerek duyan doktorunuzun þaþýrmasýna ve "bu hiç aklýma gelmemiþti" demesine neden olan bir durum varsa, bunu iki biçimde açýklayabilirsiniz: Doktorunuz baþlangýçta yeterince ayrýntýlý düþünmemiþtir veya gerçekten teþhiste bir hata vardýr. Son olasýlýk ise, kuþkunuzda haklý olmanýzdýr. Raporda isminiz ve/veya yaþýnýz yanlýþ belirtilmiþse, sizden alýnan örnek raporda tanýmlanan örneðin özelliklerine uymuyorsa bir hata olasýlýðý yüksektir. Her durumda yapmanýz gereken, bu kuþkunuzu "doktorunuza" açmaktýr. O, kuþkunuzu gidermenin en doðru yolunu bulacaktýr. Doktorunuz da kuþkunuza katýlýrsa, yapacaðý ilk iþ "ikinci bir fikir almak"týr. Bu ikinci görüþ; · ayný patoloðun yeniden deðerlendirme yapmasý, · ayný bölümden bir baþka patoloðun deðerlendirme yapmasý, · baþka bölümde bir deðerlendirme yapýlmasý veya · ülke dýþýnda yeniden deðerlendirme yapýlmasý biçiminde gerçekleþtirilebilir. Tüm bunlar, "doktorunuz" tarafýndan yönlendirilmelidir. Özellikle, "bölüm dýþý" ve "uluslar arasý" yeniden deðerlendirmeler konusunda, ilk teþhisi koyan patoloðun önerilerini dikkate almak sizin çýkarýnýzadýr. Patolojinin özel alt alanlarý konusunda kimin kendisinden daha iyi olduðunu, ilk teþhisi koyan patoloðun bilmesi beklenir. Üstelik, konsültasyon sonunda farklý bir teþhis gündeme gelirse; ilk patoloðun bu yeni durum hakkýndaki fikrini bilmek gerekecektir. Sanýldýðýnýn aksine, doðru biçimde yapýlmýþ bir konsültasyon sonucunda çoðu patolog baþlangýçta hata yapmýþ olduðunu kabul eder ve hatasýný düzeltmek için içten çaba gösterir. Tedavinizden sorumlu olacak kurumdaki doktorlarý dýþlayan bir "konsültasyon" denemesi, iþleri içinden çýkýlmaz bir duruma getirebilir. Ýzmir'deki A hastanesinde tedavi olacak bir hastanýn hastalýðý konusunda Ýtalya'daki bir merkez farklý düþünse bile; tedavi edenler açýsýndan bunun fazla anlamý olamaz. Öte yandan, bu "yeniden deðerlendirmeler" sýrasýnda farklý teþhisler ortaya çýktýðýnda, bunlarýn hangisinin doðru olduðunu ayýrt edebilmek de ayrý bir sorundur. En son taný, her zaman en doðru taný deðildir! c. Ýkinci bir fikir almak için parafin bloklarý ve/veya preparatlarý laboratuardan almak istiyorum ama vermiyorlar; ne yapabilirim? Hukuksal olarak bu konu ayrýntýlý biçimde düzenlenmemiþtir. Genel kaný, preparat ve parafin bloklarýn "hastaya ait" sayýlmasý gerektiði yönündedir. Ancak, bunlarýn hastalara verilmesi en çok hastalarýn zarar görmesine neden olabilecek sakýncalý bir uygulamadýr. Dünyada da böyle bir uygulama yoktur. Öte yandan; hastanýn doktoru ikinci bir fikir alma ihtiyacý hissediyorsa veya hasta, teþhis konulan yer dýþýnda bir yerde tedavi edilecekse preparat veya bloklarýn baþka bir merkeze götürülmesi zorunludur. Patologlarýn bu istekleri karþýlamasý gerekir. "Preparat vermeme" uygulamasý, çoðu kez bir iletiþimsizlik sorunundan ibarettir. Hasta ve yakýnlarýnýn, ortada kabul edilebilir bir gerekçe yokken, kendi doktorlarýnýn bilgisi ve isteði dýþýnda, "bir de filancaya gösterelim" diyerek preparat veya blok talep etmeleri durumunda; çoðu merkez bunlarý vermeyi reddetmektedir. Bu, temel olarak, hastayý koruma amaçlý bir yaklaþýmdýr. (Bakýnýz "...teþhisin yanlýþ olduðunu düþünüyorum..." maddesi). Gerekçeler iyi açýklandýðý ve geçerli olduðunda, preparat vermenin reddedilmesi söz konusu olmaz. Kimi merkezler tarafýndan yapýlan "preparatlarý ödünç verip karþýlýðýnda hasta veya yakýnýnýn kimlik kartýný rehin tutma" uygulamasý, yasal dayanaktan yoksundur. Bu uygulamanýn amacý, preparatlarý gören diðer patologlarýn düþüncelerinden haberdar edilmenin ve preparatlarýn geri getirilmesinin garanti altýna alýnmasýdýr. d. Doðru teþhis için parafin blok mu (mum) preparatlar mý daha daha önemlidir? Bu, hastalýðýn niteliðine göre deðiþir. Çoðu kanserin teþhisi için bir preparatýn incelenmesi yeterlidir. Ancak, kimi zaman parafin bloklarýn tümünün incelenmesi ile bile kesin teþhis için yeterli olmaz. Preparat veya bloklarýn farklý bir merkeze götürülecek olduðu durumlarda, götürülecek preparat ve parafin bloklarýn "yeterli" olup olmayacaðý konusunda patoloða danýþabilirsiniz. Çoðu zaman; patologlar, diðer meslektaþlarýnýn teþhis koymasý için yeterli olacak kadar preparat veya parafin bloðu vermeye zaten özen göstermiþ olacaklardýr. Nadiren, örneðin doku deðil de lam üzerindeki hücrelerden oluþtuðu durumlarda, "yeterli" materyali vermek mümkün olmayabilir. Bu materyalin kaybedilmesi veya zarar görmesi durumunda hasta açýsýndan da bir kayýp olacaktýr. Böyle durumlarda ne yapýlabileceði konusunda ilk teþhisi koyan patoloða danýþmanýz gerekir. e. Bana verilen raporda, hastalýðýma teþhis konulamadýðý yazýyor! Bu nasýl iþ? Bütün hastalýklarýn kesin tanýsýnýn bir patolojik inceleme ile konulacaðý þeklinde bir kural yoktur! Tüm koþullar uygun olduðunda, tek bir iþlem ile, aðýr bir hastalýk hakkýnda ayrýntýlý fikir veren, tedavinin planlanmasýný saðlayan bir teþhis konulur. Çoðu kanser için durum böyledir. Öte yandan, bazý hastalýklarda; kýsmen hastalýðýn doðasýndan, kýsmen yapýlan týbbi iþlemlerin niteliðinden kaynaklanan sýnýrlamalar tek bir örnek ile hemen taný konmasýna olanak vermez. Akciðer, karaciðer, böbrek ve lenf düðümlerininin pek çok hastalýðý için durum böyledir. Bu gibi durumlarda, patoloðun teþhis konulamadýðýný söylemesi; araþtýrmalarýn sürdürülmesini saðlar. Hiç taný olmamasý, yanlýþ bir taný konulmasýndan iyidir! f. Benden (veya hastamdan) alýnan dokulara farklý patologlar farklý teþhisler koyuyorlar. Hangisinin doðru olduðunu nasýl anlayacaðým? Bu, nadir de olsa karþýlaþýlan bir durumdur. Böyle bir durumda; hangi teþhisin doðru olabileceði konusunda içgüdülerinize güvenmek ve kendinizi karar vermek konumunda gibi görmek sakýncalýdýr. Birbiri ile çeliþen patolojik inceleme sonuçlarýnýn eldeki diðer týbbi veriler dikkate alýnarak deðerlendirilmesi, hastalýðýnýz ile ilgili uzman doktorlarýn iþidir. Güvendiðiniz, alanýnda bilgili ve deneyimli olduðu bilinen bir uzman çoðu kez en doðru hareket tarzýný belirlemenin yolunu bulur. Öte yandan, doktorunuzun da bilgisi dahilinde, sizden alýnan örneklere teþhis koyan patologlarla görüþmeyi düþünebilirsiniz. Bu görüþmelerin yapýcý sonuçlanacaðý garantisi olmasa da; bir uyumsuzluk olduðu bilgisini patologlara iletmeniz, uzun vadede baþka hastalarýn yararýna olabilir. Özet olarak; teþhis farklýlýklarýný gidermek için ilk baþvuracaðýnýz kiþi, patolojik incelemeye ihtiyaç duyan doktorunuz olmalýdýr. 3. Patolojik Ýnceleme Yöntemleri Bu yazý, hastalar ve hasta yakýnlarýna patolojik incelemenin nasýl yapýldýðý hakkýnda fikir vermek amacýyla yazýlmýþtýr. Patolojik yöntem ve yaklaþýmlar Rutin histopatolojik uygulamalar · Bloklama · Kesme · Boyama "Frozen section" ve intraoperatif konsültasyon
a.Patolojik yöntem ve yaklaþýmlar Patolojinin bir týp dalý olarak yöntemleri ve iþleyiþi diðer dallardan kýsmen farklýdýr. Klinik bir dal olmamasýna raðmen, patoloji, çoðu kez klinik çalýþmalarýn ya içinde yer alýr veya çalýþmalarýndan elde ettiði verilerle hastalarýn taný ve tedavilerine doðrudan katkýlarda bulunur. Patolojinin çalýþma alaný hastalýklý organ ve dokularýn incelenmesiyle sýnýrlý deðildir. Deneysel, teorik ve teknik pek çok konuda patolojik çalýþmalar yapýlmaktadýr. Patolojik inceleme ve çalýþmalar ancak yeterli anatomi, histoloji ve fizyoloji bilgisine sahip kiþilerce yürütülebilir. Patolog, ilgili uzmanlarýn bulunabildiði akademik ortamlar dýþýnda, çoðu kez bu konulardaki klinik sorularý en kolay cevaplayabilecek kiþi konumundadýr. Bir hastanenin iþleyiþi içinde patoloji bölümünün katkýsý; hastalardan tarama veya taný amacýyla hücre/doku örneklerinin alýnmasýyla veya organlarýn çýkarýlmasýyla baþlar. Bu örneklerin önce dýþ görünümleri (makroskobi) deðerlendirilir ve mikroskop altýnda incelenmesi gerekli görülen kýsýmlar seçilerek ayrýlýr. Patolojik incelemenin en kritik ve en çok deneyim gerektiren aþamasýnýn bu olduðu kabul edilebilir. Patolojiyi en iyi yansýttýðý düþünülen kýsýmlar örneklenip, çok ince (4-5 mikron kalýnlýkta) kesitlerin alýnabilmesine olanak verecek iþlemlerden (doku takibi) geçirilir ve hazýrlanan kesitler rutin olarak "hematoksilen-eosin" yöntemiyle boyanýr. (Hücre çekirdekleri mavi, sitoplazmalar kýrmýzý boyanýr). Daha sonra, bu boyanmýþ kesitlerin ýþýk mikroskobunda incelenmesiyle morfolojik (biçimlere aðýrlýk veren) bir deðerlendirme yapýlýr. Morfolojik deðerlendirme, patoloðun tanýya ulaþmada kullandýðý yollardan yalnýzca birisidir. Patolog, yeri geldiðinde biyokimyasal, farmakolojik, mikrobiyolojik, genetik, moleküler biyolojik verileri kullanabilir; özel yöntem ve düzeneklerin yardýmýyla dokular üzerinde nitel (kalitatif ) veya nicel (kantitatif) incelemeler yapabilir. Bunlar arasýnda · histokimya, · immunohistokimya, · doku kültürü, · in situ hibridizasyon, · DNA sitometrisi, · digital görüntü analizi gibi yöntemler sayýlabilir. Patoloðun en sýk kullandýðý düzenek ýþýk mikroskobudur. Iþýk mikroskobu ile saðlanabilecek büyültme yaklaþýk x 1000 ile sýnýrlýdýr ve görünür ýþýðýn dalga boyundan kaynaklanan bu sýnýrýn teknolojik ilerleme ile aþýlmasý mümkün deðildir. Laser, X ýþýný, ultrasound kullanarak veya digital yöntemlerle deðiþik mikroskoplar yapýlmakta ve bunlarýn kendilerine özgü kullaným alanlarý bulunmaktadýr. Günümüzde, tek tek atomlarýn görüntülenmesine izin veren özel mikroskoplar (scanning tunneling microscope) bile geliþtirilmiþtir. 'Elektronmikroskop' ise, temel olarak "tarayýcý" (scanning) ve "geçiþimsel" (transmission) adlý iki biçimde kullanýlmaktadýr. Bunlarýn ilki, çok çarpýcý "üç boyutlu" görüntüler saðlayabilmesine raðmen, dar bir kullaným alanýna sahiptir ve sýk görülen hastalýklarýn tanýsýnda hemen hemen hiç rolü yoktur. "Transmission" elektronmikroskopi ise daha çok araþtýrma amacýyla kullanýlmakta, nadiren tanýsal açýdan da gerekli olabilmektedir. Bu mikroskoplarýn büyültme gücü ýþýk mikroskobundan yüzlerce kere fazladýr. Ancak, büyültme ne kadar fazlaysa tanýnýn o kadar kolay ve doðru olacaðýný düþünmek yanlýþ olur. Her inceleme yönteminin olduðu gibi, elektron mikroskobinin de kendine özgü bir kullaným alaný vardýr. Patoloji; doku kültürü, in situ hibridizasyon, immunohistokimya, akým sitometrisi, digital görüntü analizi gibi daha pek çok yöntemi tanýsal veya araþtýrma amaçlý olarak kullanýr. Bunlarýn kullanýmý gittikçe artmakta ve patolojik incelemede morfolojinin rolü yýldan yýla azalmaktadýr. Bu, Virchow ekolünün yerini artýk moleküler yaklaþýmlarýn almakta olduðunun göstergesidir; buna göre, hastalýklarýn deðerlendirileceði temel birimler artýk "hücre altý" yapýlardýr... Patolog, yukarýdaki yöntemlerden biri veya birkaçý ile yaptýðý incelemesinin sonunda bir rapor düzenler. Bu rapor yalnýzca bir taný içerebileceði gibi, bir ayýrýcý taný veya öneriler listesi biçiminde de olabilir. Patolog, týbbi konsültasyon ve danýþma mekanizmasýnýn bir parçasýdýr; bu nedenle, bir hasta ile ilgili düþüncesi sorulduðunda (kendisine organ veya doku örneði gönderildiðinde) bütün klinik bulgular ve deðerlendirmeler hakkýnda bilgilendirilmelidir. b.Rutin histopatolojik uygulamalar Tespit (fiksasyon) Dokular insan vücudundan ayrýldýklarý anda canlýdýrlar ve taþýdýklarý hastalýðýn (varsa) morfolojik bulgularýný sergilerler. Tespit, dokularýn o andaki görünümünün ýsý, nem ve enzimlerin etkisiyle deðiþmesini, bozulmasýný önlemek amacýyla yapýlýr. Tespit edilmeyen dokulardaki hücreler bir süre sonra bakterilerin ve içerdikleri sindirici enzimlerin etkisiyle otolize uðrar, morfolojik özelliklerini yitirir ve tanýsal amaçlý incelemelerde kullanýlamayacak duruma gelirler. Tespit iþlemi için genellikle özel sývýlar kullanýlýr. Doku ve organlar kendi hacimlerinin 10-20 katý kadar tespit sývýsý içine býrakýlýrlar. Patolojide rutin amaçlar için en yaygýn olarak kullanýlan tespit sývýsý formalindir. Bu, seyreltik bir formaldehit (H-CHO) solüsyonudur. Tespit iþlemi dokunun türü ve kalýnlýðýna göre birkaç saat (karaciðer iðne biyopsisi) ile birkaç hafta (beyin) arasýnda deðiþen sürelerde olabilir. Yüzde seksenlik etil alkol, Bouin solüsyonu, Zenker solüsyonu, B5 solüsyonu, Carnoy solüsyonu ve glutaraldehit gibi baþka tespit sývýlarý da yeri geldikçe kullanýlabilir. Sitolojik örneklerin havada kurutulmalarý veya ýsýtýlmalarý da tespit yöntemleri arasýndadýr. Bu tür tespit yöntemlerine daha çok hematolojik ve mikrobiyolojik boyalar kullanýlacaksa baþvurulur. Uygun formalin solüsyonunda bekletilen dokular aylar-yýllar sonra bile histopatolojik olarak rahatlýkla deðerlendirilebilir. Takip (doku iþleme) Tespitten sonraki aþamalarýn hemen hepsi otomatik makinelerde yapýlabilir. Ýlk aþama, çoðunluðu sudan oluþan tespit sývýsýnýn ve dokunun kendisinin baþlangýçta içerdikleri suyun uzaklaþtýrýlmasýdýr (dehidratasyon). Bu, dokunun sertleþmesine yardým eder. Sert dokularýn sonraki aþamalarda çok ince kesilebilmesi mümkün olur. (Bayat ekmekle taze ekmeðin kesilmeleri arasýndaki fark gibi). Alkol, dokunun kýrýlganlýðýný artýran bir maddedir. Onun da ksilol yardýmýyla ortamdan uzaklaþtýrýlmasý gerekir. Daha sonra da, dokuda baþlangýçta su içeren, sonra sýrasýyla alkolle ve ksilolle infiltre olan aralýklara ýsýtýlarak sývýlaþtýrýlmýþ parafinin girmesi saðlanýr. Kullanýlan parafin oda sýcaklýðýnda katýlaþýr. Takibe alýnan bütün örnekler numaralanýr. Bu numaralar sonraki bütün aþamalarda dokularýn konduðu kasetlerin üzerinde, bloklarda, preparatlarda ve raporlarda yer alýr. Takip iþlemleri, oda sýcaklýðý ile 60 C arasýndaki sýcaklýklarda yapýlýr. Negatif basýnç (vakum) uygulanmasý ile, dokularýn daha iyi ve daha kýsa sürede iþlenmeleri saðlanabilir. Ayrýca, özel mikrodalga fýrýnlar kullanýlarak, normal olarak 8-16 saat süren bu iþlemlerin süresini belirgin olarak kýsaltmak ve 2 saatin altýna indirmek mümkündür. Bloklama Parafinle infiltre edilmiþ dokular, dikdörtgen prizma biçimindeki kalýplara konulur ve üzerlerine ýsýtýlmýþ parafinin dökülüp soðutulmasýyla bloklar elde edilir. Bu durumdaki dokularýn çok ince kesilebilmeleri mümkün olur. Kesme Parafin bloklar; mikrotom adlý aygýt ile istenilen kalýnlýkta (genellikle 4-5 mikron) kesilir, kesitler ýlýk su banyosuna, oradan da lamlar üzerine alýnýrlar. Bu kesitler önce ýsýtýlýp sonra bir solvent olan ksilole konularak deparafinize edilir, daha sonra da giderek daha sulu hale gelen alkollerden geçirilerek istenilen boyanýn uygulanmasýna geçilir. Boyama Rutin olarak kullanýlan boya hematoksilen (mavi) ve eosindir (kýrmýzý). Kýsaca "HE" veya "H&E" denilir. Bu yöntem ile, hücrelerin çekirdekleri mavi, sitoplazma olarak adlandýrýlan ve çekirdeði saran kýsýmlarý kýrmýzý-pembe boyanýr. Çoðu hastalýðýn kesin teþhisi için bu yöntem ile boyanmýþ preperatlarýn deðerlendirilmesi yeterli olur. c."Frozen section" ve intraoperatif konsültasyon Yukarýdaki rutin histopatolojik iþlemlerin saðlýklý olarak yapýlabilmesi için en az 10-15 saatlik bir süreye (mikrodalgalý yöntemler dýþýnda) gereksinme vardýr. Bu da, rutin patolojik incelemeye alýnan bir örneðin tanýsýnýn en iyi olasýlýkla ancak bir gün sonra verilebileceði anlamýna gelir. Oysa, ameliyat sýrasýnda hastada ameliyatýn gidiþini deðiþtirebilecek bir durumla karþýlaþýldýðýnda, dakikalar içinde verilecek bir tanýya gereksinme duyulabilir. Hastanýn anestezi alma süresini uzatmamaya ve yeniden ameliyata alýnmasýna engel olmaya yönelik bir uygulama olarak "frozen section"a (dondurarak kesme) büyük hastanelerde sýkça baþvurulur. Bu yöntem, dokularýn istenilen incelikte kesilebilmeleri için dondurulmalarý temeline dayanýr. Özel bir aygýt (kriyostat) yardýmýyla dokular -20 C sýcaklýkta kesilir ve hazýrlanan kesitler hýzlandýrýlmýþ yöntemle boyanýrlar. Patolog, bu kesitleri inceleyerek vardýðý sonucu ameliyatý yapan cerraha bildirir. Bütün bu iþlemler, ameliyathaneye komþu bir patoloji bölümünde yapýldýðýnda, 10-15 dakika kadar sürer. Bazý patoloji bölümlerinin ameliyathane içinde bu amaçla çalýþan bir birimi bulunmaktadýr. Dondurarak kesme yöntemiyle hazýrlanan kesitlerin deðerlendirilmesi güçtür ve bu iþlem ancak deneyimli patologlar tarafýndan yapýlabilir. Cerrahlar patologlardan "intraoperatif histolojik inceleme" istediklerinde, bu isteklerini mümkünse operasyondan önce, deðilse operasyon sýrasýnda ve hasta hakkýndaki tüm önemli bilgileri sunarak iletmelidirler. Ýletiþim eksikliði, intraoperatif histolojik incelemeden istenilen verimin alýnmasýný engeller ve bu uygulamanýn hastaya zarar vermesine bile yol açabilir. d.Sitolojik yöntemler Dokularýn insan vücudundan hiç can yakmadan alýnmasý mümkün deðil gibidir. Hastalar, seçme þanslarý olduðunda, tanýlarýnýn canlarý yakýlmadan konulmasýný tercih ederler. Geliþmiþ ülkelerde hastalarýn bilinçlenmesine ve týp teknolojisinin geliþmesine paralel olarak, doku almadan da morfolojik deðerlendirme yapýlabilmesini saðlayan yöntemler hýzla yaygýnlaþmaktadýr. Romanyalý Dr. Aurel Babes tarafýndan 1927'de ilk kez bildirilen, 1950'lerde George Papanicolaou tarafýndan yaygýnlaþtýrýlan servikovaginal yayma yöntemiyle, rahim aðzýndan kendiliðinden dökülen hücrelerin morfolojik olarak incelenmesiyle, bir kanserin daha klinik bulgu vermeden yakalanabileceði ilk kez ve kesin olarak gösterilmiþtir. Bu yöntemin uygulanmasý sayesinde, bugün kadýnlarýn serviks kanserinden ölmelerine seyrek rastlanmakta ve çoðu kanser daha oluþma aþamasýndayken tam olarak çýkarýlabilmektedir. Kapladýklarý yüzeyden dökülen hücrelerin sitolojik olarak incelenmelerine 'eksfolyatif sitoloji' denilmektedir. (Servikovaginal yayma ve idrar sitolojisi gibi). Ayrýca, bu yöntemle birlikte veya ondan ayrý olarak, deri ve mukozayý kazýyarak hücre elde etmek mümkündür (kazýma yöntemi). Gittikçe yaygýnlaþmakta olan 'aspirasyon sitolojisi' yöntemi ise, ulaþabileceði doku ve organlarýn hemen hemen sýnýrsýz olmasýyla diðer bütün sitolojik yöntemlerden ayrýlmaktadýr. Bu yöntemle, palpe edilebilen bütün organlardaki lezyonlara anesteziye ve özel aletlere gerek duyulmadan ince (dar çaplý) bir enjeksiyon iðnesiyle girilmekte ve aspire edilen hücreler lamlara yayýlmaktadýr. Derindeki organlara da ultrasound veya bilgisayarlý tomografi gibi görüntüleme yöntemleri eþliðinde girilebilmektedir. Elde edilen hücrelerin deðerlendirilmesinde, her organ için ayrý bir bilgi birikimine ve deneyime gereksinme vardýr. Bu nedenle, yöntemin yaygýnlaþmasýnýn önündeki en büyük engel, bu konuda yetiþmiþ patolog sayýsýnýn azlýðýdýr. Bir sitolojik incelemenin sonucu deðiþik koþullarda deðiþik anlamlar taþýyabileceði için, bu yöntemi uygulamak isteyen klinik doktorlarýnýn patolog ile yakýn iliþkide olmalarý zorunludur. Dünyada ve ülkemizde pek çok birimde, yüzeysel lezyonlarýn aspirasyonu da patolog tarafýndan yapýlmaktadýr. Bu yolla; örneklerin daha iyi alýnmasý, gerekirse aspirasyonun hemen tekrarlanabilmesi ve tanýnýn hem daha çabuk hem daha doðru konulmasý mümkün olmaktadýr. 4.Sonuç Patoloji; anatomi ve fizyolojide öðrenilen bilgilere, hastalýklý organlarýn çýplak gözle veya mikroskop altýndaki anormal görünüþlerini ekleyerek hastalýklarýn daha kolay anlaþýlmasýný saðlar. Görünüþlerin karar vermeye çok yardýmcý olduðu alanlarda, patolojik incelemenin tanýya ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesine katkýsý da çok büyüktür. Günümüzde, tümörlerin tanýsý baþta olmak üzere, pek çok hastalýðýn kesin tanýsý için patolojik inceleme gerekli ve zorunludur.
|