TIBBİ TERİMLER SÖZLÜĞÜ
------------------A-------------------
Abdomen: göğüs kafesi ile kalça arasındaki bölüm.
Abdominal migren: siklik kusma sendromu
Absorbsiyon: emilim
Akalazya: özefagusun (yemek borusu) son kısmındaki kasların yeterince gevşememesi sonucu gıdaların yemek borusunda birikmesi, ağrılı yutma ve kusmalarla seyreden nadir bir hastalık
Aklorhidri: mide suyunda hidroklorik asitin olmaması
Aktif kömür: gaz giderici natürel ilaç
Akut: kısa süren ani ve şiddetli başlayan
Aerofaji: hava yutma
Alagille Sendromu: yeni doğan bebeklerde görülen karaciğer içindeki safra yollarının olmaması yada az olması ile seyreden bir hastalık
Allerji: vücudun bazı besinleri, ilaçları tolere edememe durumudur.
Alt Özefajial sfinkter: özefagusun mideye geçiş bölgesinde bulunan kasların oluşturduğu sfinkter
Amebiazis: Bağırsakta yerleşip kanlı ishal yapan mikroskobik parazit
Aminoasitler: Proteinlerin temel yapı taşları
Anal Fissür: Makat kısmında bulunan deri ve/veya kas tabakasındaki yırtık
Anal Fistula: anüs ve deri arasında gelişen bir yol
Anastomosis: vücudun iki organının birbirine ağızlaştırarak bağlanma işlemidir.
Anemia: kansızlık
Angiodisplasia: gastrointestinal kanalda gelişen anormal kan damarları
Anjiografi: damar sisteminin görüntülenmesi
Anorektal Atrezi: konjenital olarak makat kısmının gelişmemesi
Anoskopi: anüsün ışıklı aletle incelenmesi
Antasitler: mide asitini nötralize eden ilaçlar
Antikolinerjikler: gastrointestinal kanaldaki spazm yapmış kasları gevşeten ilaçlar
Antidiaretikler: ishal kesici ilaçlar
Antiemetikler: bulantıyı engelleyen ilaçlar
Antispasmodikler: kas gevşetici ilaçlar
Antrektomi: midenin antrum kısmının operasyonla çıkarılması işlemi
Appendektomi: appendiksin operasyonla çıkarılması işlemi
Appendisit: appendiksin inflamasyonu
Appendiks: kör bağırsak
Ascit: karında sıvı toplanması hali
Asemptomatik: şikayeti olmayan
Atonik kolon: bağırsağın kasların kasılma kuvvetinin olmaması
Atrezi: bir organın bir başkasına açılış ağzının olmaması
Atrofik gastrit: mide mukozasındaki bez ve hücrelerinin azalması hali
 
------------------B------------------
 
Baryum: mide ve kolon grafileri için kullanılan radyoopak madde
Baryum Enema: baryumun lavman şeklinde verilerek alt gastrointestinal kanalın incelenmesi işlemi
Barrett özefagusu: alt özefagusun peptik ülseri
Bernstein Testi: reflü sebebini araştırmak için yemek borusundaki asit varlığını gösteren test
Bezoar: saç,kıl, bitkisel lif gibi midede olmaması gereken yabancı cisimlerin adı.
Bilier atrezi: safra kesesi ve yollarında gelişme bozukluğu
Bilier diskinezi: safra kesesinde çalışma bozukluğu
Bilier striktür: safra kanalarında darlık
Biliary Sistem: safra kese ve safra kanallarının oluşturduğu yapı
Biliary Tract: safra kese ve safra kanallarının oluşturduğu yapı
Biliary Tree: safra kanalları
Bilirubin: hemoglobinin yıkılması ile ortaya çıkan safranın rengini veren pigment
Bismut Subsalisilat: ishal, mide yanması, bulantı tedavisinde kullanılan ilaç
Borborigmi: gurultu
Budd-Chiari Sendromu: hepatik venin tıkanması ile gelişen karaciğer hastalığı
 
------------------C-------------------
 
Campylobacter pylori: Helikobakter Pilorinin eski ismi, gastrit ve ülser yapan mide bakterisi
Clostridium difficile (C. difficile): bağırsakta normalde bulunan ancak geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi sonunda gelişen psödomemranöz enterokolit adı verilen ishalle seyreden hastalığa neden olan bakteri.
Crohn hastalığı: ince ve kalın bağırsağın kronik inflamasyonuyla ömür boyu seyreden bir hastalık
Cryptosporidia: ishal yapan bir çeşit mantar
 
------------------Ç-------------------
 
Çekostomi: bağırsağın operasyonla kesilmesi sonunda geride kalan kısmının düzelmesi için bağırsak ağzının geçici olarak deriye ağızlaştırılması hali
Çekum: kalın bağırsağın başlangıç kısmı
Çöliak hastalığı: tahıldaki proteinlere karşı alerji olması sonucu ortaya çıkan besinlerin emilim bozukluğu ile seyreden bir hastalık
Çıkan kolon: bağırsağın çıkan kısmı

------------------D-------------------

Defekasyon: dışkılama
Defekografi: defekasyon fonksiyonunu ölçen radyolojik görüntüleme işlemi
Dehidratasyon: su ve tuz kaybı
Dermatitis Herpetiformis: Çöliak hastalığında görülen deri bulgusu
Dev hücreli hipertrofik gastritis: Menetrier hastalığı
Diyafragma: karın ve göğüs boşluğunu birbirinden ayıran kas tabakası
Diyare: ishal
Diyetisyen: beslenme uzmanı
Distansiyon: şişkinlik
Divertikül: barsak duvarından dışarıya doğru bağırsağın parmak şeklinde çıkıntılar yapması
Divetikülit: divertikülün enfeksiyonu
Divetikülozis: bağırsağın divertiküllerle dolu olması
Dubin-Johnson Sendromu: sebebi bilinmeyen kalıtsal kronik sarılık sendromu
Dumping Syndrome: Mide operasyonlarından sonra gelişen ve yemek yedikten sonra fenalık hissi terleme ile seyreden bir tablo
Duodenal ülser: on iki parmak bağırsağı ülseri
Duodenitis: duodenumun irritasyonu
Duodenum: ince bağırsağın ilk kısmı
Dizanteri: kalın bağırsağın kanlı ve sancılı ishali
Dispepsi: sindirim bozukluğu.
Dysphagia: ağrılı yutma

------------------E-------------------

Elektrokuagulasyon: endoskop yoluyla elektrik vererek kanamayı durdurma işlemi
Elektrolitler: vücutta fonksiyon gören tuz ve mineraller
Endoskop: vücut kısımlarını incelemeye yaran ışıklı ve kameralı uygun aletler
Endoskopik Retrograde Kolanjiopankreatografi(ERCP): safra ve pankreas kanallarını endoskopla incelemek.
Endoskopik Sfinkterotomi: safra kanal ve pankreas kanalında bulunan ortak kasın ERCP işlemi ile kesilmesi işlemi
Enema (lavman): rektumdan sıvılar kanalıyla ilaçların uygulanma yöntemi
Enteral beslenme: ağızdan bağırsağa yerleştirilen bir tüp kanalıyla beslenme işlemi
Enteritis: bağırsağın enfeksiyonu
Enterosel: bağırsak fıtığı
Enteroskopi: ince bağırsağın bir endoskop aracılığı ile incelenmesi işlemi
Enterostomi: bağırsağın karın duvarına açılışı
Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELISA): bir çeşit kan testi yöntemi
Epitelium: sindirim kanalının üst tabakası
Erythema Nodosum: deride lokal kızarıklık ve sertleşmesi ile seyreden değişik hastalıkların deri bulgusu.
Echerchia  Coli: bağırsaklarda yerleşik olan bakteri
Ekstrahepatik safra yolları: karaciğer dışı safra yolları

------------------F-------------------

Familial Polipozis: ailenin tüm fertlerinde polip gelişimi ve erken yaşlarda kalın bağırsakta kanser gelişimi ile seyreden bir hastalık
Farenks: boğazın arka kısmı
Feçes: gaita, dışkı
Feçeste yağ testi: yağ emilim bozukluklarındaki ishalin sebebini belirlemek için yapılan bir test
Feçes inkontinüansı: altına dışkı kaçırmak
Fekal Occult Blood Test (FOBT): dışkıda gizli kanın varlığını gösteren test
Fermantasyon: mayalanma
Fiber: lif
Fistül: iki organ arasındaki anormal yol
Fulminan karaciğer yetersizliği: Daha önce normal olan bir kişinin kısa sürte içinde süratle karaciğer yetersizliği başlaması hali.
Fungus: mantar

------------------G-------------------

Galaktoz: süt şekeri
Galaktozemi: Kanda galaktoz artımı
Gardner's Sendromu: bağırsakta multipl poliplerin varlığı ile seyreden ailevi bir hastalık
Gaz: şişkinlik
Gastrektomi: midenin ameliyatı
Gastrik Ülser: mide ülseri
Gastrin: mide tarafından salgılanan bir hormon
Gastritis: mide tabakalarının inflamasyonu
Gastroenteritis: mide ve bağırsakları irrite eden bir inflamasyon hali
Gastroenterolojist: gastroenteroloji uzmanı
Gastroenteroloji: sindirim sistemi hastalıkları ile uğraşan bilim dalı
Gastroözofajial Reflü Hastalığı (GERD): mide asitinin özefagusa reflüsü ile oluşan hastalık
Gastrointestinal: sindirim sistemiyle ilgili
Gastroparesis: mide kaslarının veya sinirlerinin tahribatı ile seyreden mide boşalım güçlüğü
Gastrostomi: mideye açılan suni bir delik, bu kanaldan beslenme tüpü uzatılır.
GERD: reflü hastalığı
GI: gastrointestinal
Giardiasis: ishal nedeni olan, duodenuma yerleşen mikroskobik parazit
Gilbert Sendromu: karaciğerdeki bir enzimin eksikliği nedeniyle oluşan indirekt billüribin yüksekliği hali
Globus Hissi: boğazda bir yumru varmış gibi hisse kapılmak
Glukoz: kan şekeri
Gluten: buğdaydaki bir protein
Gluten Intoleransı: çöliak hastalığı
Gluten Sensitive Enteropati: çöliak hastalığı ve dermatitis herpetiformisi kapsayan tablo
Glikojen: vücutta bulunan bir çeşit depo şekeri
Glikojen depo hastalıkları: vücutta glikojen birikimi ile seyreden bir grup herediter hastalık
Granuloma: Crohn hastalığında bağırsaklarda görülen ufak topaklar
Granulomatöz Kolitis: Crohn hastalığı

------------------H-------------------

H2-Blokerleri: midedeki asiti azaltan ilaçlar (ranitab, famodin, ulcoran vs) grubudur.
Helikobakter pilori (H. pilori): ülser veya gastrit yapan midede lokalize bir bakteri
Hemokromatozis: vücutta demir depolanması ile seyreden bir hastalık
Hemoroidektomi: basur ameliyatı
Hemoroid: (basur) Makat kısmındaki kan damarlarının genişlemesi
Hepatik: karaciğer ait
Hepatik Koma: karaciğer koması
Hepatik Ensefalopati:karaciğer hastalığına bağlı beyin fonksiyonlarında bozulma
Hepatitis: karaciğer iltihabı
Hepatitis A: çocukluk döneminde görülen bir hepatit çeşidi
Hepatitis B: daha çok kan ve seks yoluyla geçip erişkinlerde görülen hepatit tipi
Hepatitis C: kan yoluyla geçen yavaş seyirli hepatit türü
Hepatitis D (Delta): hastalık yapabilmesi için hepatit B’ ye gereksinim gösteren bir hepatit türü
Hepatitis E: özellikle hamile kadınlarda görülen hepatit tipi
Hepatitis B Immunoglobulin (HbIg): hepatitis B virüsüne karşı kullanılan immünglobulin
Hepatolojist: karaciğer hastalıkları uzmanı
Hepatoloji: karaciğer hastalıkları
Hepatotoksisite: karaciğer toksisitesi
Hernia: fıtık
Herniorafi: fıtık operasyonu
Hiatal Hernia (Hiatus Hernia): Midenin bir kısmının göğüs kafesine çıkması hali
Hirschsprung hastalığı: doğuştan veya sonradan yemek borusunun alt kısmının kaslarının sinirlerinin dengesiz çalışması sonunda aşırı kasılması ve mideye gıdaların geçmesinde güçlük hali
Hormon: bazı organlar tarafından salınan ve vücutta başka yerlerde etki yapan kimyasal maddeler
Hidroklorik asit: mide asiti
Hidrojen nefes testi: laktoz intoleransı için bir testtir.
Hiperalimentasyon: aşırı besleme
Hiperbillüribinemi: kanda billüribin seviyesinin aşırı artımı

------------------I-------------------

IBD: Inflamatuar bağırsak hastalığı.
IBS: Irritabl bağırsak sendromu
Ileal: ileumla ilgili
Ileal Pouch: ileoanal reservuar
Ileoanal Anastomozis: (Ileoanal Pull-Through)kalın bağırsak be rektumun iç tabakasının çıkarılması operasyonudur.
Ileoçecal Valv: ince bağırsağın kalın bağırsağa geçiş bölgesi
İleokolitis: ince ve kalın bağırsağın inflamasyonu
Ileostomi: kalın bağırsak ve rektum çıkarıldığı zaman dışkının çıkması için ileumdan karın derisine açılan boşluk
Imperforat Anus: konjenital olarak anüsün kapalı olması, dışkı yapamama
Infeksiyoz Diyare: enfeksiyonlarla oluşan ishal
Inguinal Hernia: kasık fıtığı
Intestinal Flora: bağırsakta bulunan ve vücuda faydası olan bakteri ahalisi
Intestinal Pseudo-Obstruction: bulantı, kusma, ağrı ile seyreden gerçekte olmayan obstrüksiyon
Intolerans: tolere edememek
Intussusception: bağırsağın dürbün gibi iç içe geçmesi ile ortaya çıkan ileus tablosu
Iskemik kolit: bağırsak kan akımında azalma yada yavaşlama sonunda ortaya çıkan hal

------------------İ-------------------

İnen kolon: kalın bağırsağın inen kısmı
İskemi: kansız kalma durumu
İnkontünans: altına kaçırma, dışkı veya idrarı tutamama hali
İrritabl Kolon: spastik kolon hastalığı

Jejunum: ince bağırsağın orta bölümü
Jejunostomi: enteral beslenme amacıyla jejenumdan karın duvarına açılan hol

------------------K-------------------

Kabızlık: çeşitli nedenlerle sert ve zorlanarak çıkan dışkı
Kandidiazis: mantarlar tarafından oluşturulan hastalık
Karbonhidratlar: tahıl ve şekerlerin temel yapı taşı
Karoli hastalığı: safra kanalların konjenital olarak genişlemesi ile oluşan enfeksiyon, taş gelişimi ile seyreden hastalık
Katartikler: gaitayı yumuşatan ilaçlar
Katater: sıvıları vücuttan dışarı çıkaran bükülebilen bir tüp
Kısa bağırsak sendromu: operasyon ve diğer nedenlerle ince bağırsağın kesilmesi ile ortaya çıkan, kilo kaybı, ishal ve besin kayıplarıyla seyreden klinik tablo
Klorhidri: midede çok fazla hidroklorik asit olması hali
Kolanjiografi: safra yollarının görüntülenmesi işlemi
Kolanjit: safra yollarının enfeksiyonu
Kolesistektomi: safra kesenin operasyonla alınması işlemi
Kolesistografi: safra kesesinin radyolojik olarak incelenmesi
Kolesistokinin: safra kesesinin kontraksiyonuna sebep olan hormon
Koledokolithiazis: safra yolları taşı
Kolelithiazis: safra kese taşı
Kolestazis: safranın bağırsağa akamaması
Kollesterol: yağ benzeri natürel bir madde
Kolik: spazm şeklinde gidip gelen karın ağrısı
Kolit: bağırsağın enfeksiyonu
Kollajenoz kolit: bağırsağın tabakalarında kollajen birimiyle belirli olan bir çeşit kolit
Kolon: kalın bağırsak
Kolonik İnertia: bağırsak kaslarının tembelliği ile seyreden hal
Kolonoskopi: kalın bağırsağın endoskopik incelenmesi işlemi
Kolonoskopik polipektomi: kolonoskopi ile bağırsak içindeki polipin alınması işlemi
Kolon polipleri: bağırsak içinde çıkan polipler
Kolorektal kanser: kalın bağırsakta gelişen kanser
Kolostomi: bağırsağın operasyonla kesilmesi sonunda geride kalan kısmının düzelmesi için bağırsak ağzının geçici olarak deriye ağızlaştırılması hali
Komputerize tomografi (CT): vücudun bir kısmının üç boyutlu röntgeninin alınması hali
Kortikosteroidler: yapılarında steroid maddesi olan hormonlar
Kronik: uzun süreli
Kupffer hücreleri: karaciğerdeki savunma hücreleri

------------------L-------------------

Laktaz eksikliği: sütün sindiriminde rol alan laktazın eksikliği ile olan dispepsi hali
Laktoz: sütte bulunan şeker
Laktoz İntoleransı: sütün sindirilmesindeki güçlük
Laktoz Tolerans Testi: laktaz eksikliği için uygulana bir test
Laparoskopi: karın duvarından girilerek ince bir tüp şeklindeki kamera ile karın içi organların gözlenmesi ve örnekler alınması işlemi
Laparoskopik Kolesistektomi: laparoskopi metoduyla safra kesesinin çıkarılması
Laparotomi: karnın cerrahi olarak açılması işlemi
Lavaj: mide ve kolonun temizlenmesi
Laksatifler: kabızlık için kullanılan ilaç grubu
Lithotripsy, Extracorporeal Shock Wave (ESWL): vücut dışından gönderilen ses dalgaları ile böbrek yada safra kesesindeki taşları kırma işlemidir.

------------------M-------------------

MRI(magnetic resonans imaging): vücuttaki yumuşak dokuların resimlerini alan röntgen
Malabsorption Sendromları: ince bağırsakların besinleri emiliminde bozukluğu olduğu zaman ortaya çıkan durumlar
Mallory-Weiss Yırtığı: alkoliklerde daha sık görülen, aşırı alkol alınımından sonra zorlayıcı kusmaları takiben yemek borusunun alt kısmında görülen yırtıklar
Malnutrisyon: yeterli ve dengeli beslenmeme sonunda ortaya çıkan beslenme yetersizliği durumu
Manometri: gastrointestinal kanaldaki kasların basıncını ve hareketlerini ölçen test
mesela özefajial manometri ve rektal manometri.
Meckel Divertikülü: İleumda küçük bir kese oluşumu ile karakterize doğumsal defekt
Megakolon: dev ve büyük kalın bağırsak
Melena: dışkıda kan
Ménétrier Hastalığı: midede büyük kalın kıvrımların oluşumu ile karakterize hastalık diğer adı dev hücreli hipertrofik gastritis
Metabolisma: hücrelerin besinleri alıp enerji birimlerine çevirip kan damarlarına vermesi hali
Motilite: sindirim kanalı boyunca besinlerin hareket etmesi işlemi
Motilite hastalıkları: fonksiyonel hastalıklar
Muköz kolit: Irritabl bağırsak sendromu
Mukus: sindirim kanalında oluşturulan, kanaldaki hücreleri koruyan saydam yapışkan sıvı

------------------N-------------------

Nekroz: ölü doku
Nekrotizan enterokolit: bağırsağın bir kısmının tahribatı ile seyreden bir hastalık
Neonatal Hepatit: yeni doğanlarda görülen bir çeşit sarılık
Neoplasm: dokulardaki anormal gelişmeler, tümör olarak da isimlendirilir. Nissen Fundoplikasyonu: hiatal herniyi tamir etmek ve reflü için yapılan bir çeşit ameliyat türü Nonalkolik steatohepatit: karaciğer yağlanması   
Nontropikal Sprue: çöliak hastalığı
Nonülser Dispepsi: bulantı, kusma, mide ağrısı ile seyreden ve ülser yokluğuyla karakterize klinik tablo
Norwalk Virus: ishal yapan bir çeşit virüs
Nutcracker Sendromu: özefagusta anormal kas sıkılaşması hali 

------------------N-------------------

Oddi sfikteri: pankreas ve ortak safra kanallarındaki sfinkter
Oral: ağız yoluyla
Ostomi: dışkının karından çıkması için yapılan bir operasyon tipi 
Otoimmün Hepatit: vücudun bağışıklık sistemin karaciğerde tahribat yapması hali

------------------Ö-------------------

Özefajial Atrezi: özefagusun atrezisi
Özefajial Manometri: Özefagusta kas tonusunu ölçen test
Özefajial Ph Monitörü: özefagustaki asit miktarını ölçen test
Özefajial reflü: reflü hastalığı
Özefajial strüktür: özefagusun daralması
Özefajial ülser: özefagusta yara
Özefajial varis: karaciğerin iyi çalışmaması sonucu özefagusta görülen genişlemiş ve düğmeleşmiş kan damarları
Özefajit: özefagusun irritasyonu
Özefagogastroduodenoskopi: üst gastrointestinal sistemin endoskopla incelenmesi işlemi
Özefagus: ağızla mide arasındaki yemek borusu
 
------------------P-------------------

Pankreas: sindirim enzimleri ve insülin ve başka diğer hormonları üreten midenin arkasındaki bir bez
Pankreatitis: alkol alınımı veya safra taşları neticesi ortaya çıkan pankreas bezinin inflamasyonu
Papiller Stenoz: safra ve pankreas bezinin ortak açılışının daralması hali Parenteral beslenme: damar yoluyla beslenme
Parietal hücreler: midede hidroklorik asit üreten hücreler
Pediatrik gastroenterolojist: çocuk gastroenterologu
Pepsin: midede proteinleri yıkan bir enzim
Peptik: mide ile ilgili
Peptik ülser: ülser (mide, duodenum, özefagus)
Perkütanöz: deriyi geçerek
Perkütanöz transhepatik kolanjiografi: karın derisi yoluyla boyalı radyolojik madde enjekte ederek safra yolları ve pankreasın görüntülenmesi işlemi
Perfore ülser: ülserin ilerleyerek mide duvarını delmesi hali
Perforasyon: delinme
Perianal: anüs çevresi
Perineal: perine ile ilgili
Perineum: anüs ve seks organları arasındaki deri
Peristalsis: gastrointestinal kanalın dalga şeklindeki hareketi
Periton: karın zarı
Peritonit: karın zarının iltihabı
Pernisious anemi: vitamin B12 eksikliği ile ortaya çıkan anemi
Peutz-Jeghers Sendromu: gastrointestinal kanalda birçok polipler, ağız mukozası ve deride sütlü kahve rengi pigmentlerle karakterize kalıtsal bir hastalık
Polip: gastrointestinal kanalda ortaya çıkan anormal mukozal büyümeler
Polipozis: bir çok poliplerin olması hali
Porfiria: hemoglobine rengini veren pigmentlerle ilgili bir grup karaciğeri de etkileyen kalıtsal kan hastalığı
Portal Hipertansiyon: Portal vende yüksek kan basıncı olması hali
Portal Ven: mide ve bağırsaklardan sindirilen maddeleri karaciğer taşıyan büyük bir damar.
Postkolesistektomi Sendromu: safra kese operasyonlarından sonra ortaya çıkan şişkinlik, kusma,ağrı hali
Postgastreketomi sendromu: (Dumping Syndrome) mide operasyonlarından sonra ortaya çıkan tablo
Postvagotomi stazı: midede vagus sinirinin kesilmesi sonunda ortaya çıkan durgunluk hali
Poş(pouch): dışkı toplayan bir açılış
Primer bilier siroz: orta ve küçük boyuttaki safra kanallarında tahribatla seyreden sirozla sonuçlanan kronik bir karaciğer hastalığı.
Primer sklerozan kolanjit: karaciğer içi ve dışındaki safra kanallarında tahribatla seyreden ülseratif kolitli hastalarda sık rastlanan bir hastalık
Proktalji fugax: gece nadiren anüs kaslarının spazmı ile oluşan rektumun şiddetli ağrısı
Proktektomi: rektumun çıkarılması operasyonu
Proktit: rektumun irritasyonu
Protokolektomi: kolon ve rektumu içeren bir operasyon
Proktokolit: kolon ve rektumun irritasyonu
Proktolojist: anüs ve rektum hastalıkları uzmanı
Proktoskop: rektum ve anüsü inceleyen kısa bir alet
Proktosigmoidits: rektum ve sigmoid kolonun irritasyonu
Proktosigmoidoskopi: rektum ve sigmoid kolonun incelenmesi
Prokinetik ilaçlar: sindirim kanalında besinlerin ilerlemesine yardımcı olan ilaçlar
Prolaps: çökme
Protein: üç ana grup besinlerden biri.
Proton Pompa inhibitörleri: midedeki asit pompasını durduran ilaçlar (Lansor, nexium gibi)
Prune Belly Sendromu: yeni doğan bebeklerde karın kaslarının olmaması nedeniyle midenin kuru erik gibi görüntü vermesi ile karakterize tablo diğer adı: Eagle-Barrett sendromu
Pruritus Ani: anüs çevresinde kaşıntı
Pseudomembranous kolit: oral antibiyotikleri takiben gelişen ishale neden olan Clostridium difficile bakterisi tarafından ortaya çıkarılan tablo Pilor sfinkteri: mide ve ince bağırsak arasında olan sfinkter
Pilor Stenozisi: Mide çıkış obstrüksiyonu
Piloropilasti: mide ve ince bağırsak arasında oluşturulan bir operasyon
Pilor: midenin ince bağırsağa açıldığı ağız

------------------R-------------------

Radyasyon koliti: radyasyon tedavisi sonucu bağırsağın tahribatı ile ortaya çıkan tablo
Radyasyon enteriti: radyasyon tedavisi sonucu bağırsağın tahribatı ile ortaya çıkan tablo
Radyonükleid Scan: Gİ kanama için bir test
Rektal Manometri: rektum ve anal sfinkter kaslarının hareket ve basıncını ölçmek için bir tüp veya balon kullanarak yapılan bir test
Rektal Prolapsus: rektumun anüsten dışarı çıkması hali
Rektum: bağırsağın son kısmı
Reflu: mide asit ve muhteviyatının yemek borusuna geri akması hali
Regional Enterit: Crohn hastalığı
Regurjitasyon: geri akma
Rotavirus: özellikle 2 yaş altı çocuklarda ishal yapan bir virüs tipi
Rüptür: yırtılma

------------------S-------------------

Safra: karaciğer tarafından üretilen ve safra kesesinde toplanıp konsantre edilen sindirime katkısı olan madde
Safra kesesi: karaciğerin altında, karaciğer tarafından üretin safra ve bazı sıvıların depolandığı yer
Safra Taşı: safra kesesi içinde gelişen taş
Safra asiti: safranın yapısını oluşturan maddelerden biri
Safra kanalları: safranın karaciğer içinde ve dışında akmasını sağlayan kanallar
Salmonella: tifonun etkeni
Sarkoidozis: karaciğer dahil olmak üzere bir çok organda granülomlar oluşturan sistemik bir hastalık
Sarılık: bir çok hastalığın semptomudur, gözler, deri ve mukozanın sararması, çay gibi idrar ve camcı macunu gibi dışkılama ile karakterizedir
Schatzki halkası: yemek borusunun alt kısmında görülen halka
Sintigrafi: radyonükleid görüntüleme testi
Skeleroterapi: kanamayı durdurmak için endoskop aracılığı ile yapılan girişim
Sekretin: duodenumda yapılan bir hormon
Sendrom: Klinik bulgu  
Shigelloz: kanlı ve buruntulu ishal, ateşle seyreden bakteriler tarafından oluşturulan klinik tablo
Sigmoid kolon: kalın bağırsak ile rektum arasındaki “S” şeklindeki boşluk Sigmoidoskopi: sigmoid kolonu inceleyen alet
Sindirim: besin maddelerin vücudun işine yarayan maddeler haline gelmesinde rol oynayan işlemlerin tümü
Sindirim sistemi: ağızdan anüse kadar olan sindirim işinde rol alan organların oluşturduğu sistem
Siroz: karaciğer yetersizliği
Soliter rektal ülser: rektumdaki nadir bir ülser tipi
Somatostatin: pankreas tarafından üretilen bağırsak salgılarını durduran bir hormon
Spazm: ağrı ve kramp yapan bağırsak hareketleri
Spastik kolon: ırritabl bağırsak sendromu
Sfinkter: halka şeklindeki kas
Splenik fleksura sendromu: bağırsakta gaz veya hava birikince olan bir tablo
Squamoz epitel: bir epitel türü
Steatore: yağlı ishal
Steatosis: yağlı karaciğer
Stoma: ağız
Stres ülseri: büyük yanıklar, beyin kanaması, büyük cerrahi işlemleri takiben gelişen ülser
Striktür: daralma

------------------T-------------------

Tenezm: ağrılı kasılma
Total Parenteral Beslenme: Parenteral beslenme
Trakheoözefajial fistül: özefagus ile akciğerler arasında gelişen anormal kanal
Transvers kolon: karının sağ ve solu tarafları arasında uzanım gösteren bağırsak kısmı
Travelers' Diarrhea: seyahatlerden sonra ortaya çıkan ishal durumu
Tropikal Sprue: sebebi bilinmeyen ve tropikal ülkelerde görülen ince bağırsakların absorbsiyon bozukluğu ile seyreden hastalık

------------------U-------------------

Uvula: küçük dil

------------------Ü-------------------

Ülser: sindirim sisteminde görülen yara
Ülseratif Kolit: kalın bağırsak ve rektumu tutan ömür boyu süren, düzelme ve kötüleşmelerle seyreden bir hastalık
Üst GİS Endoskopisi: özefagus, mide, duodenumun gastrokopi ile incelenmesi
Ürea Nefes testi: Helicobacter pylori enfeksiyonunu tespit etmek için yapılan bir test
Vagotomi: vagus sinirinin kesilmesi
Vagus siniri: mide asitini kontrol eden sinir
Valv: kapak
Varis: düğmeleşmiş ve büyümüş kan damarları
Villus: ince bağırsaktan parmak şeklinde uzanan sindirimde rol alan minik çıkıntılar
Viral Hepatit: karaciğeri seven virüsler tarafından oluşturulan ve sarılık yapan virüsler
Volvulus: bağırsağın kendi ekseni etrafında dönmesi ile oluşan cerrahi gerektiren acil klinik tablo
Vagotomi: vagus sinirinin kesilmesi
Vagus siniri: mide asitini kontrol eden sinir
Valv: kapak
Varis: düğmeleşmiş ve büyümüş kan damarları
Villus: ince bağırsaktan parmak şeklinde uzanan sindirimde rol alan minik çıkıntılar
Viral Hepatit: karaciğeri seven virüsler tarafından oluşturulan ve sarılık yapan virüsler
Volvulus: bağırsağın kendi ekseni etrafında dönmesi ile oluşan cerrahi gerektiren acil klinik tablo
 
------------------W-------------------

Watermelon Stomach: mide içinde kavun derisi gibi çizgiler yapan anormal damarlaşma
Wilson hastalığı: anormal bakır metabolizması sonucu karaciğerde aşırı bakır birikimi ile seyreden kalıtsal bir hastalık

------------------Z-------------------

Zenker Divertikülü: yemek borusunun etrafında oluşan kese
Zollinger-Ellison Sendromu: pankreas bezinde gastrinoma ismi verilen tümör tarafından oluşturulan, anormal sayıda ve lokalizasyonda ülserler, kanama, ve perforasyonla seyreden tablo